Nohut
Karnabahar
| Mentorluk ve Koçluk Sentezi Hakkında |
|
Başarılı koçluk ekollerinden Bob Proctor ekolünün Türkiye Temsilcisi Timur Tiryaki'nin, koçluk ve mentorluğa bakışını paylaşmak istiyoruz.
Mentorluk ve Koçluk Sentezi Nedir? Mentorluk ve koçluk insanın gelişmesine yardımcı olan iki farklı yaklaşımdır. Her ikisinde de farkındalık arttırmak, motivasyon arttırmak, kişiyi ileriye doğru götürmek vardır. Amacı aslında ortaktır, yöntemlerde farklılık vardır. Peki, biri ötekinden üstün müdür? Ya da hangisi daha etkilidir? Sizlerle fikirlerimi paylaşmak istedim. Bu yazımda mentorluk ve koçluk hakkındaki kısa tanımları paylaştıktan sonra çok önemli bir koçluk ve mentorluk sentezinden bahsediyor olacağım.
Kimi yazıda kral, kimi yazıda Zeus olarak anlatılır hikaye. Kral oğlunu hayat tecrübesi çok güçlü olan bilge Mentor’a emanet eder. “Oğlumu sen yetiştir, ona hayat yolunu göster” der. Mentor bu sorumluluğu kabul eder ve geleceğin kralına, hayatta başarılı olmanın yolunu gösterir. Mentor, yol göstericidir. Mentor hayat tecrübesini aktarır. Mentor abilik, ablalık yapar. Mentorluk usta-çırak bağlılığını ve saygısını yakalayabilmekten geçer. Mentorluğun yanlış uygulandığı vakalar da elbette çoktur. “Benim söylediğimden başkasını yapamazsın” mentorluk değil diktatörlüktür. Ya da bir mentorun karşısındakini hiç dinlemiyor olması durumu da çok başarısız bir mentorluk yaklaşımıdır. Aile dostlarımızından biriyle lise yıllarımda bir meslek seçimi konuşmam olmuştu. Daha doğrusu ben dinlemiştim o konuşmuştu. Kendi başına “diyalog” kıvamında bir “monolog” yürüterek, beni hiç dinlemeden, bana “neden avukat olmam gerektiği” ile ilgili örnekler verip ikna etmeye çalışmıştı. Sizce işe yaradı mı? Elbette hayır! Bu bir mentorluk örneği değildi zaten. Bu beni ileri götüren bir yaklaşım değildi. Benim o kişiye karşı bir güven bağım, özel bir yürek bağlılığım yoktu, pek de ilham aldığım söylenemez. Öte yandan Bob Proctor, Brian Bacon, Mike Dooley, Jill Sawers, Erol Bilecik, Prof.Dr.Eser Borak, İbrahim Betil gibi mentorlarla hayatımın nasıl şekillendiği, ne kadar ileri gittiğini ne kadar anlatsam azdır. İyi bir mentor hayatınızı inanılmaz değiştirir ve geliştirir. Mentorunuzdan aldığınız feyz ya da ilham ya da motivasyon size güç katar. Mentorluğun eğitimi olmaz. (Gerçi yakında satmaya başlayan birileri olursa hiç şaşırmam! J). Doğal olarak gelinen bir noktadır. Bardaktan taşma sürecidir, ihtiyacı olan insanların daha yüksek farkındalığa, ışığa, bilgiye, tecrübeye sahip kişilere çekilmesi sürecidir. Mentorluk çok kolay yakalanan bir bağ değildir. Mentorluk satın alınamaz. Mentora ulaşmak da çok kolay olmayabilir, mentora ulaşmanın kendisi bir süreç, bir sınavdır aslında. Siz şahsen çok isteseniz bile, o kişi sizin mentorunuz olmayabilir, olmamayı seçebilir, ya da en sıklıkla rastlananı vakit ayıramayabilir. Mentorluk karakterin yavaş yavaş şekillenmesine yardımcı olur. İnsanların bu tarz bir desteğe ihtiyacı vardır ve bu hizmete ulaşım çok kolay olmadığı için alternatif destek yöntemleri, farklı destek araçları türemiştir.
Bugünün dünyasında koçluk dediğimiz uluslararası yaklaşım temellerini, aslında 3 büyük Yunan üstattan biri olan Sokrates’ten alır. Sokratik diyalog, sizin bakış açınız olan tezinize karşı farklı bakış açılarından sorular sorar. Anti-tez odaklı sorular, tez odaklı cevaplar ile birleşerek sonunda SENTEZ ortaya çıkar. Ve sentez hem tezden, hem de antitezden daha ileride bir cevaptır. Ortadaki konu daha ileriye gitmiştir, farkındalık daha da artmıştır. Kişisel gelişim dediğimiz konu son 50 yılda psikoloji ve fen bilimleri dallarındaki yeni bulguların ışığında önemli bazı çıkarımlar yapmaya başlamıştır. Bu çıkarımların bazıları gerçekten bilim tarafından destekli, bazıları da bulguların felsefesini yaparak pratik bazı bilgiler çıkarmaktadır. Yüzlerce yıllık felsefi yaklaşımlar, düşünce ve sorgulama teknikleri, günümüzün kişisel ve kurumsal gelişim bilgileri ile birleşmeye başladığında yeni bir meslek doğmaya başlamıştır. Koçluk bir meslek olmak kadar fikrimce bir yaklaşım tarzıdır. Koçluk aslında güçlü iletişim becerilerine sahip olarak, çok iyi dinleyebilmek ve güçlü bazı sorular sorabilmekten geçer. Bir insanın zekasını cevaplarından değil, sorduğu sorulardan anlayabilirsiniz der bir söz. Koçluk zor bir yaklaşım tarzıdır. Önce dinle, sonra düşündürücü sorular sor ve bak olaylar nasıl da kendi yolunu buluyor. Tabii ki burada işin püf noktaları, dinlerkenki zihin halinizin ve sorularınızın gücü, üslubu ve yapıcılığıdır. Her soru yapıcı değildir, her soru ileri götürücü değildir. Doğru sorular ya da güçlü sorular ya da Dost Can Deniz’in deyişiyle cesur sorular sormak o kadar da kolay değildir. Koçluğun hikayesinde, spor koçluğundan geldiğini de bulabilirsiniz, benim yukarıda anlattığım geçmişi de ya da 60’ların başında yönetim bilimi gelişirken akademisyenlerin ortaya attığı bir yöneticilik stili olarak da karşınıza çıkabilir. Hepsi de doğrudur, hepsi iç içe süreçlerdir aslında. Özet olarak, Koçluk, kişinin kendi yolunu çizmesine yardımcı olmaktır. Koçluk, dinlemek, sorular sormak üzerine kuruludur. Koçluk ve mentorluk yaklaşımlarının her ikisinde de geri bildirim yöntemleri vardır. Her iki yaklaşımı da kullanırken bazı tiplemelerini, bazı temel karakter tipolojilerini, motivasyon teorilerini, yetkinliklerin nasıl geliştirildiğini, öğrenme süreçlerini bilmenin müthiş faydaları vardır. Tekrar söylüyorum; Her ikisinde de farkındalık arttırmak, motivasyon artırmak, kişiyi ileriye doğru götürmek vardır. Amacı ortaktır, yöntemlerde farklılık vardır.
Çarpıcı Nokta: Hangi yaklaşımı benimsersem daha başarılı olurum? İster sorunuz bir koç ya da yönetici olarak “daha çok koçluk mu yapsam, daha çok mentorluk mu yapsam?” olsun. İster bir danışan olarak “daha çok bir koçla mı çalışsam yoksa bir mentor mu edinsem?” olsun. Cevabım, her ikisine de ihtiyacımız var. Sürekli koçluk ya da sürekli mentorluk işe yaramaz. Bir anne ya da baba sürekli bir koç ya da sürekli bir mentor olursa sıkıntı olur. Bir yönetici sürekli yol gösterici ya da sürekli sorular soran olursa da bu pratik hayatta sıkıntı yaratmaktadır. Profesyonel koçlar, danışmanlar ya da eğitmenler de dahi bir sentez gerekmektedir. Uluslararası koçluk standartlarında koçluk yapan sertifikalı koçlarda dahi belirli bir miktar mentorluk yaptıklarını da göreceksiniz, ki bu da ret etseler bile aslında doğaldır. Kritik soru hangi zamanda hangisi yapılmalı? Dışa dönük, konuşkan, daha atak kişilerin koçluk sürecinden daha fazla faydalandığını gördüm çünkü daha çok konuşmak ihtiyacındalar. Onlar konuştukça zaten kendileri netleşiyorlar. Anahtar bazı sorular fark yaratabiliyor. Elbette bu durumun istisnaları var, bir sürü koçun da bu yoruma itiraz ettiğini duyar gibi oluyorum ama benim verilerim bu yönde. İçe dönük, daha sakin yapılı, öncelikle içeriden düşünüp her zaman düşüncelerini söylemeyenler mentorluktan keyif alıyorlar çünkü onlar duyduklarını kendi kafalarının içinde oynayarak, üzerinde düşüne düşüne netleştiriyorlar. Peki sonuç olarak herkesin en çok işine yarayan yaklaşım nedir biliyor musunuz? Koçluk-Mentorluk sentezi.
Koçluk ve mentorluk sentezi ile ilgili eğitimleri tüm yöneticilerin, tüm ebeveynlerin, tüm eşlerin, tüm öğretmenlerin alması gerektiğini düşünüyorum. İnsanlara faydalı olan bence koçluk teknikleri kullanabilen mentorluktur. Ya da mentorluk yaklaşımı da gösterebilen koçlardır. Her ikisinin DOĞRU bir sentezidir aslında. Aslında iyi bir mentor, insanların kendi hayat seçimleri ile ilgili ne yapılacağını doğrudan söylemez. Belirli bir miktar veri alır. Önce sorularını sorar, aldığı verilere göre de kendi hayat tecrübesinden bir yol gösterir. Bu süreçte adeta bir zen ustası gibi onu düşündürecek bir söz söyler ya da bir soru sorar. İlla soru sormak zorunda değildir. Bazen anlattığı bir örnektir farkındalık yaratan. İyi bir mentor, koçluğun dinleme ve soru sorma özelliklerini kullanan bir mentordur zaten. Bir koçun, bazı konularda yol göstericilik yapmasında hiçbir sakınca yoktur hatta fikrimce bu insani bir ihtiyaçtır. Önemli olan kritik hayat kararlarında ne yapılacağı konusunda yol göstermemektir! Bir koç ya da bir mentor; Değerler ve erdemler konusunda yol gösterebilmeli. İlerlemek istediği bir amaç uğrunda temel prensipler kazandırmak için bilgi paylaşabilmeli. Nasıl düşüneceği, nasıl sorgulanacağı ile ilgili yol gösterebilmeli. Bir insanın kendi hayat planını neye göre yapması gerektiği konusunda yol göstermeli.
Mentorluk ve Koçluk Hakkında son nokta… Beni mentorlarım ileriye götürdü çünkü müthiş mentorkoçlarım vardır. Peki, sadece koçlarla çalıştın da mı kıyaslayabiliyorsun diye soruyorsanız, cevabım EVET! Koçlarla da çalıştım, koçlar da yetiştirdim, kendim de sadece bir koçluk ekolünün değil 3 farklı ekolün eğitimlerini tamamladım. Ayrıca mentorun para ile tutulabilen birisi olacağına inanmıyorum ve gerçek bir mentorluk yolculuğunun ise koçluk hizmetinden daha değerli olduğunu düşünüyorum. Mentorluğun hayat boyu bir bağ yarattığını düşünüyorum. Eğer bir mentor edinmediyseniz henüz o ilhamı aldığınız ve o kişinin doğrudan yolunu izlemek istediğiniz birisi henüz çıkmamış demektir. Birisinin ayak izlerinden gitmek, illa o kişi olmak demek değildir. İlham ve hayranlık başka konulardır. Çok yakın olan hatta çoğunlukla da birbirine karışan kavramlardır. Hayran olduğunuzda sadece dinlemek ve seyretmek istersiniz. İlham aldığınızda ise gidip siz de yapmak, uygulamak istersiniz aldıklarınızı. Mentorunuzun takdirini almak için değil, ondan bir parçayı adeta temsil ettiğiniz için bunu yaparsınız. Mentorluk adeta bir liderden feyz almak ve bir amacı paylaşmak gibidir. Mentorluk, mentorunuzun erdemlerinden feyz aldığınız için bir süreçtir. Şu anda ben hayatımda Erol Bilecik’i kendime bir mentor bilerek, hayatımı onunla konuşarak şekillendiriyorum. Mentorlarım ile yaptığım bu planlamaların hiç birinden de asla bir pişmanlık duymadım. Timur Tiryaki Hakkında Index Grup İnsan Kaynakları Direktörü Master Koç, Yazar, Danışman Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunudur. Procter&Gamble ve Intel gibi uluslararası şirketlerde satış ve pazarlama alanlarında çalışmıştır. 2007 yılında Türkiye'ye uluslararası koçluk ve liderlik ekolü Bob Proctor Life Success Consulting'in Türkiye ofisini kurdu. Türkiye’de uluslararası Bob Proctor koçluk sertifika programını başlattı. Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) çatısı altında yürüttüğü koçluk eğitimleri sürecinde “Budha mı Olsam? CEO mu Olsam?” ve “Sen Hayatıma Dokununca” kitaplarını yazdı. 20’den fazla büyük şirketin yöneticilerine ve birçok girişimciye koçluk yapmıştır. Timur Tiryaki’nin 5 Koçluk Sertifikası'nın arasında koç yetiştirme “Master Coach” sertifikası vardır, Uluslararası Davranışsal Tıp ve Psikoterapi Akademisin'den de akredite olan Türkiye’deki ilk koçtur, Sidney Teknik Üniversitesinden Pozitif Psikoloji ile Koçluk alanında tamamlamış tek kişidir. Türkiye’de 90’dan fazla kişinin profesyonel koçluk sertifika eğitimlerini vermiştir ve onlara mentorluk yapmıştır. Şu anda Timur Tiryaki, Index Grup bünyesinde 7 şirketten sorumlu insan kaynakları direktörü olarak çalışmaktadır. Kurum kültürünün bütünsel olarak nasıl gelişebileceği ile ilgili bilgi birikimini bizzat Index Grup ile uygulamaya karar vermiştir. Temel güdüsü insanların amaçlarını bulmaları, hayallerini gerçekleştirmeleri, başarılı ve mutlu olmalarına yardımcı olmaktır, kendi sloganı ile “insanların hayatına dokunmaktır.”
Web sayfası üzerinden ücretsiz eğitim ve seminer notları bulabilirsiniz. https://www.facebook.com/notes/timur-tiryaki-ba%C5%9Far%C4%B1-akademisi/timur-tiryaki-mentorluk-ve-ko%C3%A7luk-sentezi-hakk%C4%B1nda/10150479562064496 linkinden alıntılanmıştır.
|
Son Gelişmeler

Mentorluk
Koçluk
Buradaki doğru koçluk-mentorluk sentezi nedir?




